Ege Ambulans
Doğru Tanı, Doğru Tedavi Zamanlamasını Başarıyı Getirir15/03/2021

Çocuk Kardiyolojisi branşı, morarma, nefes almada zorluk, çarpıntı hissi, göğüs ağrısı, çabuk yorulma gibi belirtileri olan ve 0-17 yaş arasındaki bireylerin tanı ve tedavisiyle uğraşmaktadır.   Tanı koyarken streteskop ile, elektrokardiyagrafi, ekokardiyagrafi, yemek borusundan yapılan transezofageal ekokardiyografi, anne karnında iken fetal ekokardiyografi ile ve anjiyografi kullanıyoruz. Doğru tanı, doğru tedavi zamanlamasını beraberinde başarıyı getirir Yüksek düzeyli teknoloji kullanıyoruz. Tanıyı koyar koymaz hastaya tıbbi ilaç ile veya anjiyografi ile (balon, coil, perkutan device) veya cerrahi yöntem ile mi yaklaşım sağlanacğaı saptanabilmektedir. Günümüzde baız atriyal septal defekt ( kulakçıklar arasında delik) bazı ventriküler septal defekt ( karıncıklar arasında delik) ve bazı patentduktus arteriosus ( Şah Damarıyla, akciğere giden ana damarın arasındaki delik) anjiyografik yöntem ile ameliyatsız düzeltilebilmektedir. Burada önemli olan tüm bu kararın Kalp Damar Cerrahisi ile ortak alınması gerekliliğidir. Hastanede, anjiyografi teknisyenlerinden, kalp damar ve kardiyoloji hemşirelerine kadar temizlik personelininde elde edilen başarılı sonuca olan katkısı tartışılmaz bir gerçektir. 

Bakteriyel Boğaz Enfeksiyonlarına Dikkat!

Bakteriyel boğaz enfeksiyonlarının  5 ila 15 yas arasında sık görülen etkeninin “A Grubu Beta Hemolitik Streptokok” olduğunu belirten Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Vedide Tavlı, “ zamanında tedavisi yapılmayan bu mikrop özellikle 5-15 yaş arasındaki çocukların ileriki dönemdeki kalp sağlığını olumsuz etkilemektedir” dedi.

Özel İzmir Gazi Hastanesi’nden Çocuk Kardiyolojisi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Vedide Tavlı, “ Halk arasında eklem romatizması olarak adlandırılan hastalığın bağışıklık sisteminin yanılsamasına bağlı bir komplikasyon olarak oluştuğunu belirterek, “ Beta hemolitik streptekok enfeksiyonu belirtileri arasında bademcik ve boğaz duvarında kızarıklık veya bademcik üzerinde beyaz iltihap noktaları vardır. Bu hastalığın tedavisindeki amaç komplikasyonların önlenmesi, bulguların hafifletilmesi, bakterinin yayılmasının durdurulmasıdır” dedi.

Kalabalık Ortamlara Dikkat

Bu mikrobun genellikle insandan insana temasla, tükürük ve burun salgıları ile geçtiğini belirten Prof. Dr. Tavlı, “ Salgınlar özellikle kalabalık ortamlarda; okullarda veya aile içerisinde hızla yayılabilir. Boğaz ağrısı, 38,5 derecenin üzerinde ateş, titreme ile yükselen ateş, kas ağrıları, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi hekime gitmek için yeterli nedenler arasındadır.” dedi.

Kalp Sağlığını Etkileyebilir

Hastalığın tedavi edilmediği takdirde uzun dönem yan etkileri olarak kalp romatizması, eklem romatizması görülme olasılığının olduğunu belirten Prof. Dr. Vedide Tavlı, “ Bu da genellikle enfeksiyon geçirildikten 4 ila 6 hafta sonra karşımıza çıkabilir. Bu nedenle hastalık ani dönemde alevli ve halsizlik yapan bir enfeksiyon iken, Uzun donemdeki etkileri kalp kapakçıklarında kalıcı zararlar bırakan etkilerdir. Bu nedenle akut dönemdeki tedavinin doğru yapılması önemli ve gereklidir. Okul çağı çocuklarda ilk 9 gün içinde ateşli boğaz enfeksiyonunu hekim muayene edip antibiyotik gerekiyor mu diye değerlendirmesi gerekir. Antibiyotik gerekiyor derse ailenin de bunu kullanması lazım.  Çünkü bu romatizmanın oluşması genetik yatkınlıkla yüzde 3’se, antibiyotik kullanımında yüzde 0,3’e düşüyor.” dedi.

Tedavi

Eğer hastalık kalbi tutmuşsa kortizon veya yüksek doz aspirin ile tedavi edildiğini söyleyen Prof. Dr. Tavlı, “ Kalp yetmezliği oluştuğu zaman ise yetersizlik ilaçları önerilmektedir. Ancak hasta yılda bir kez kontrol edilmelidir. Sorun erişkin yaşlarda da devam ederse, erişkin kardiyoloji hekimleri balon yöntemi ya da kapak ameliyatı ile tedavi önerebilir. Bir diğer tedavi yöntemi ise penisilindir.

Penisilin allerji yapar diye korkuluyor. Allerji testi esnasında bile penisilin allerjisi oluşabilir Tam teşekküllü  sağlık hizmeti sunulan yerlerde kas içine 21 günde bir koruma amaçlı yapılması uygun olur. Penisilinde korumanın suresi sadece eklemler tutulduysa 21 yaşına kadar; kalp kapaklarını tuttuysa 35 yaşına kadardır” dedi.

Pandemik süreç Çocuklarıda Etkiledi

Son 1 yıldır koronavirüs pandemisi sürecini yaşadığımızı hatırlatan Prof. Dr. Vedide Tavlı, “ Özellikle bu son 3 aydır yoğun bir şekilde çocuklar göğüs ağrısı ve çarpıntı şikayetiyle geliyor. Şikayetleri şöyle yorumluyoruz. Birincisi kaygı bozukluğu ile çarpıntı hissediyor. Biz bu çocuklara tam bir muayene yapıyoruz. Kan tahlili, efor testi, EKG görüntüsü yapıyoruz. Gerekirse Holter yapıyoruz. Bu tetkikler normal ise psikolojik bir sorun olacağını düşünerek çocukları ilgili birimlere yönlendiriyoruz. Diğer bir grupta ciddi kilo almayla birlikte göğüs ağrısı ve çarpıntı oluşuyor. Bu çocukların belli bir kısmında insülin direnci gelişiyor. Bu çocuklarımızı da çocuk endokrinolog meslektaşlarımıza gönderiyoruz. Diğer bir grupta ise ailesi veya kendisi kovid geçirmiş ve sonrasında göğüs ağrısı veya çarpıntı oluşmuş hastalarımız var. Bu hastalarda kalp enzimleri üst sınırın biraz üstünde çıkıyor ve belli bir süre takibin ardından normale döndüğünü görüyoruz.

Sosyalleşemeyen Çocuklar

Prof. Dr. Vedide Tavlı, “ Pandemi’den dolayı okula gidemeyen, sosyal hayatı olmayan, parkta bahçede oynayamayan sürekli evde olan çocuklarda bu hastalıklar görülebiliyor. Çocuk oyunla var olur, oyunla kendini ifade eder. Arkadaş çevresi okulda çok önemli bir sosyal çevredir. Pandemik süreç çocukları da etkiledi. Normalde biz çocuklarda göğüs ağrısı ve çarpıntının yüzde 6-12 oranında psikolojik etki olduğunu saptarız. Şu anda bu oran yüzde 20’ye çıktı” dedi.

Çocuklardaki Her Göğüs Ağrısı Kalp Krizi Değildir

Erişkinlerde ve çocuklarda kalp hastalıkları belirtilerinin birbirinden farklı olduğunu belirten Prof. Dr. Vedide Tavlı, “ Erişkin kardiyolojisinde bilindiği gibi acil servislere ve 112’lere göğüs ağrıları, aşırı terlemeler ile telaş içerisinde gelen hastaların büyük bir bölümünde kalp krizi riski daha yüksektir. Ancak çocuklarda her göğüs ağrısı kalp krizi demek değildir. Kalp krizi çocuklarda çok nadiren oluşabilmektedir” dedi. Prof. Dr. Vedie Tavlı çocuklarda hangi belirtiler olduğunda hekime gidilmesi gerektiği konusunda bilgiler verdi. Ailelerin bebeklerde ve erken çocukluk döneminde çarpıntı, bayılma, göğüs ağrısı gibi şikayetlerle hekime geldiklerini belirten Prof. Dr. Vedide Tavlı, “ İlk etapta kalp krizi olarak düşünmemelerini şiddetle tavsiye ediyorum. Korkmadan rahatlıkla bir uzmana başvurun” dedi.

Anne Karnındaki Bebeklerde Kalp Hastalığı Tanı ve Tedavisi

Anne karnında bebeğin tüm organları gelişme aşamasında olduğu için bebeğe zararsız olan tenikler kullanılarak kalp hastalığı tanısı konulmaya çalışıldığını belirten Prof. Dr. Tavlı, “ bu tekniklerin en başında kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının kullandığı NTS ile kalp seslerinin dinlenmesi, rtim düzensizliklerinin anlaşışmasıyla başlanmaktadır. Bir bebeğin anne karnında kalp atışları 17’inci günde başlar. Kadın doğum uzmanları anne karnında bebeğin kalp atış hızında bir sorun algıladıklarında ya da aile öyküsünde kalp hastalıkları sorunu olan bireylerin varlığında çocuk kardiyolojisi hekimlerin detaylı incelemsini talep ederler. Anne karnındaki bebein ultrasonografik yöntemiyle zarar görmeksizin ses dalgası kullanarak yaptıkları tetkiklerle tanı koyarlar. Bu yöntemin doğruluk payı 85 oranındadır. Büyük sorunlara rahatlıkla tanı konabilir. Hafif kapak darlıkları, damar darlıkları gibi hastalıklar anne karnında paralel dolaşım olduğu için çok zorlukla tanı konabilir. Doğumdan sonra tedavisi planlanmaktadır” dedi. 

Sosyal Ağlarda Paylaş
Ege Ambulans
Has Ajans Sağlık Gazetem 0(232) 464 75 73 info@saglikgazetem.com