Ege Ambulans
Göz Yaşarmasına Dikkat21/07/2017

Özel Atagöz Göz Hastalıkları Dal Merkezi’nden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tayfun Yeşilbalkan gözyaşının içerdiği maddeler vasıtasıyla göz küresini beslemek, korumak ve nemlendirmekle görevli sıvı olduğunu belirterek “ gözyaşı, göz kapakları içindeki gözyaşı bezlerinde üretilmektedir. Gözyaşı boşaltım sisteminin herhangi bir düzeyinde oluşabilecek tıkanıklık durumunda, gözyaşı boşalamamakta, gözde sürekli sulanma, enfeksiyon, kesenin genişlemesi meydana gelebilmektedir.” dedi

Doğuşdan da görülebilir  

Gözyaşı kanal tıkanıklarının erişkinlerde görüldüğü gibi doğumsal olarak bebeklerde de görülebildiğini söyleyen Op. Dr. Yeşilbalkan, şunları söyledi. “ bebeklerde genellikle gözyaşı kanalının buruna açıldığı kısımdaki ince zar yapının doğumda açılmaması nedeniyle oluşur. Doğuştan itibaren sulanma ve çapaklanma ile kendini gösterir. Normal yeni doğanların yüzde 6’sında izlenmektedir. İlk 3-12 haftada sık rastlanmaktadır. Cinsiyet farkı yoktur. Tek veya çift taraflı olabilir. Genellikle yaşamın ilk yılında hastaların yüzde 96’sında kendiliğinden düzelmektedir. Erişkinlerde ise bilinen bir sebep olmadan kanalın tıkanması şeklinde veya enfeksiyon, travma, kimyasal travmalar, radyoterapi, sürekli göz damlaları kullanımı sonucunda gözyaşı kanal tıkanıklığının oluşabilir.

Gözler sürekli sulanır

Gözyaşı kanal tıkanıklığının önemli belirtilerinden birinin gözlerin sürekli sulanması olduğunu belirten Op. Dr. Tayfun Yeşilbalkan, “ Sulanma özellikle serin ve  rüzgarlı havalarda dış ortama çıkıldığında belirginleşir. Özellikle sabahları kirpiklerde yapışıklık, tekrarlayan sarı renkli iltihabi akıntı da önemli belirtilerindendir. Bazen gözyaşı kesesinde abse gelişmesi olabilir. Burun etrafında, kapakta, kese üzerinde kızarıklık, gözün iç kenarında ağrılı şişlik,  yüksek ateş belirtileridir ve acil olarak tedavi edilmelidir. Sistemik antibiyotik tedavisi sonrası cerrahi yapılmalıdır. Erişkinlerde ise bilinen bir sebep olmadan kanalın tıkanması şeklinde veya enfeksiyon,travma,kimyasal travmalar,radyoterapi,sürekli göz damlaları kullanımı sonucunda oluşabilir. Gözyaşı kanalının kadınlarda  erkeklere oranla daha küçük çapta olması ve  kanalın osteoporotik değişiklikler olması nedeniyle orta yaş kadınlarda daha sık izlenmektedir. “

Doğumsal   Tıkanıklıklarda Tedavi

Doğumsal nedenlerle oluşan gözyaşı kanal tıkanıklarının genellikle tedavi edilmeden ilk 1 yıl içerisinde yüzde 90 oranında kendiliğinden düzeldiğini belirten Op. Dr. Yeşilbalkan, “ ailelere günde birkaç kez kese üzerine sıcak kompres ve küçük parmakla basarak aşağıya kanala doğru uygulayacakları masaj öğretilerek ince zar oluşumunu açmayı kolaylaştırmaları sağlanır. Enfeksiyon varlığında antibiyotikli damla kullanılmaktadır. Püy şeklinde akıntı düzelince bırakılmalıdır. 3 kereden fazla ardışık enfeksiyon olduğu, masajın etkili olmadığı durumlarda ve dakriosistit (kese enfeksiyonu) olması halinde sistemik antibiyotikle tedavi edildikten sonra, 8 aylıktan sonra hafif genel anestezi altında kısa süreli probing (sondalama) işlemi uygulanmaktadır. Sondalama  işlemi yüzde 90 etkilidir. 12 aylıktan sonra uygulanması önerilir. Geciktirildiği takdirde sık enfeksiyonlarla yapışıklıklar gelişip kanalı daraltabilir. Geciken müdahelelerde başarı oranı düşmektedir. Tüp konulması (Entübasyon) 2 yaşın üzerindeki çocuklarda veya sondalama etkisiz kaldığı durumlarda uygulanmalıdır. Bu işlemde değişik tüpler kullanılmaktadır. Son yıllarda geliştirilen ‘’Masterka’’ gibi özel tüpler  ile çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Tüp yerleştirilmesi ile kanalın açık kalması sağlanır. Tüpler 2-6 ay sonra çıkarılır. Başarıyı etkileyen önemli etken hastanın yaşıdır. Erken müdahalede başarı oranı yüzde 95’lerdedir. Yaş ilerledikçe yapılan işlemlerin başarısı düşmektedir.

Sonradan oluşan (edinsel) tıkanıklıklarda tedavi:

Tam tıkanıklığı olan erişkinlerde tek tedavi cerrahidir.(DSR: Dakriosistorinostomi) Yetişkinlerde lokal anestezi ile yapılabilmesine karşın çocuklarda genel anestezi altında yapılmalıdır. Gözyaşı kesesi  ile burun açıklığı arasında yeni bir kanal yaratılarak akışı sağlanmaktadır. Tüpler/stentler yeni kanala belli durumlarda tekrar tıkanıklık oluşmasını engellemesi amacıyla  yerleştirilebilir. Tüp 6-8 hafta sonra çıkarılır. Klasik DSR ameliyatında cilt kesisi yapılmaktadır. Burun yoluyla veya lazerle de yapılabilmektedir.Dikiş olmaması avantaj olmasına karşın başarı oranı klasik ameliyata göre daha düşüktür. Yüzde 95 başarı oranına sahiptir. Ameliyat ortalama yarım saat sürmektedir ve hastalar genellikle 1 hafta içinde günlük hayatlarına dönebilmektedir.  

 

Sosyal Ağlarda Paylaş
Ege Ambulans
Has Ajans Sağlık Gazetem 0(232) 464 75 73 info@saglikgazetem.com