
4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Zümre Arıcan Alıcıkuş, kanserle mücadelede en büyük engelin hastalığın kendisinden çok, geç kalmaya neden olan korku olduğunu söyledi. Kanserin günümüzde erken tanı ve modern tedavi yöntemleri sayesinde yüksek başarı oranlarıyla kontrol altına alınabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Alıcıkuş, “Kanser artık karanlık bir son değil; erken yakalandığında tedavi edilebilir, yönetilebilir ve büyük oranda önlenebilir bir hastalıktır” dedi.
Vakalar Artıyor mu?
Toplumda sıkça dile getirilen “kanser patladı mı?” sorusuna da yanıt veren Prof. Dr. Alıcıkuş, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakasının teşhis edildiğini, Türkiye’de ise bu sayının yaklaşık 230 bin civarında olduğunu belirtti. Bu artışın önemli nedenlerinden birinin yaşam süresinin uzaması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Alıcıkuş, “Kanserin en önemli risk faktörü yaştır. Ayrıca tanı yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde geçmişte fark edilmeyen vakaları artık erken evrede yakalayabiliyoruz” diye konuştu.
Büyük Kısmı Yaşam Tarzıyla İlişkili
Kanserlerin yalnızca yüzde 5-10’unun genetik geçişle ilişkili olduğunu belirten Prof. Dr. Alıcıkuş, vakaların büyük çoğunluğunun çevresel faktörler ve yaşam tarzı alışkanlıklarıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Sigaranın kansere bağlı ölümlerin yaklaşık yüzde 22’sinden tek başına sorumlu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Alıcıkuş, alkol tüketimi, obezite ve hareketsiz yaşamın da önemli risk faktörleri arasında yer aldığını ifade etti. Özellikle menopoz sonrası meme kanseri, rahim, kalın bağırsak ve böbrek kanserlerinde obezitenin risk artışıyla ilişkili olduğunu vurguladı. Ultra işlenmiş gıdalar ve liften fakir beslenmenin de risk oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Alıcıkuş, sebze, meyve, baklagil ve tam tahıllardan zengin bir beslenme düzeninin özellikle kolon kanserine karşı koruyucu etki gösterdiğini kaydetti.
Aşılar ve Taramalar Hayati Önemde
HPV’nin rahim ağzı kanserinin, Hepatit B ve C’nin ise karaciğer kanserinin başlıca nedenleri arasında yer aldığını hatırlatan Prof. Dr. Alıcıkuş, “HPV ve Hepatit aşıları kanserden korunmada modern tıbbın sunduğu en güçlü araçlardır” dedi. Modern tedavilerin, özellikle radyoterapi teknolojilerindeki gelişmelerin, cerrahi ve sistemik tedavilerle birlikte birçok kanserde yaşam süresi ve kalitesini anlamlı şekilde artırdığını söyleyen Prof. Dr. Alıcıkuş, “Kanserle mücadelenin en etkili yolu, tedavi etmek değil, hastalığın oluşmasına engel olmaktır. Günümüzde kanser vakalarının yaklaşık yüzde 50’si önlenebilirdir. Birincil korunma, kanser oluşmadan riskleri azaltmaktır. Sigara içmemek, sağlıklı kilo aralığında kalmak, düzenli egzersiz yapmak, alkol tüketimini sınırlandırmak, sağlıklı beslenmek ve uygun aşıları yaptırmaktır. İkincil korunma ise taramalarla erken tanı koymaktır. Meme kanserinde mamografi, rahim ağzı kanserinde smear/HPV testi, kolon kanserinde kolonoskopi veya dışkıda gizli kan testleri; erken tanı açısından hayat kurtarıcıdır. Erken tanı yalnızca yaşam süresini uzatmaz; aynı zamanda tedaviyi daha basit, daha kısa ve daha konforlu hale getirir. Kanser, elbette ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Ancak, 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nün mesajı korku değildir. Mesaj; doğru bilgi, doğru önlem ve erken tanıdır. Taramalarımızı ertelemeyelim, yaşam tarzımızı gözden geçirelim ve kanseri konuşmaktan kaçmayalım” dedi.