Ege Ambulans
Boşanmalar Neden Artıyor? Modern Evliliğin Sessiz Dönüşümü02/04/2026

Geçmişte evlilik; ekonomik dayanışma, toplumsal statü ve çocuk yetiştirme gibi işlevlerle güçlü biçimde tanımlanan bir kurumdu. İnsanlar çoğu zaman yalnızca duygusal tatmin için değil, hayatın zorluklarıyla baş edebilmek ve toplumsal düzen içinde yer alabilmek için evlenirdi. Bu nedenle evlilik, bireysel mutluluktan bağımsız olarak sürdürülmesi gereken bir birliktelik olarak görülürdü. Ancak modern toplumlarda evliliğe bakış açısı köklü bir dönüşüm geçirdi. Uzman Psikolog Derya Akcan, günümüzde evliliğin yalnızca toplumsal bir gereklilik ya da ebeveynlik çerçevesinde değerlendirilen bir kurum olmaktan çıktığını belirterek, “Artık evlilik, bireylerin daha iyi bir yaşam sürdürebilmek adına tercih ettiği bir ilişki biçimine dönüşmüş durumda. Günümüzde birçok birey, evliliği ancak kişisel mutluluğu desteklediği sürece devam ettirilmesi gereken bir birliktelik olarak görüyor. İlişkide doyumun azalmasıyla birlikte ayrılık kararları geçmişe kıyasla daha kolay ve daha kabul edilebilir hale geldi” dedi. Akcan, artan boşanma oranlarının yalnızca ilişkilerin zayıflamasıyla açıklanamayacağını ifade etti.

Evlilikteki beklentilerin değiştiğini söyleyen Akcan, “Boşanma oranlarındaki artışı değerlendirirken, ilişkilerin güçsüzleştiği kadar evlilikten beklenenlerin de ciddi biçimde farklılaştığını göz önünde bulundurmak gerekiyor. Evlilik yalnızca iki bireyin bir araya gelmesiyle oluşan bir yapı değildir. Bu birliktelik aynı zamanda dinamik bir sistemdir. Gerçek bir yaşam ortaklığı kurabilen çiftler, ilişkinin kendine ait dinamikleri olan canlı bir yapı olduğunu fark eder. Bu yapı emek ister. İlişkiyi sürdürebilmek, yalnızca bireysel mutluluğu merkeze almakla değil, ortak bir alan yaratabilmekle mümkündür” ifadelerini kullandı. Son yıllarda sıkça gündeme gelen “bireyselleşme” ve “sınır koyma” kavramlarının da çoğu zaman yanlış yorumlandığını dile getiren Akcan, bu durumun evlilikler üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini söyledi. Sağlıklı sınırların yalnızca bireyin kendi ihtiyaçlarını koruması anlamına gelmediğini vurgulayan Akcan, “Kişi hem kendi ihtiyaçlarının hem de eşinin ihtiyaçlarının farkında olmalıdır. ‘Benim için önemli olan bu durum, eşim için ne ifade ediyor?’ sorusunu sorabilmek, sağlıklı bir ilişkinin temelini oluşturur” dedi. Tek taraflı sınırların zamanla duygusal mesafeyi artırabileceğini belirten Uzm. Psk. Akcan, bunun da ilişkilerin zayıflamasına yol açabileceğini ifade etti. Modern evliliklerde partnerlerden beklenen rollerin de geçmişe kıyasla genişlediğini söyleyen Akcan, günümüz bireylerinin eşlerinden yalnızca hayat arkadaşlığı değil; aynı zamanda duygusal destek, yakın dostluk, motivasyon ve kimlik yol arkadaşlığı da beklediğini belirtti. Bu yüksek beklentilerin, ilişkilerde yaşanan sorunların daha erken fark edilmesine ve ayrılık kararlarının daha hızlı alınmasına neden olabildiğini dile getirdi. Tüm bu değişimlerin, boşanma oranlarındaki artışı tek boyutlu şekilde değerlendirmeyi yetersiz kıldığını ifade eden Uzm. Psk. Akcan, sözlerini şöyle tamamladı, “Asıl mesele, evliliğin anlamının değişmesi ve ilişkilerin sürdürülebilirliğine dair yeni bir denge arayışının henüz tam olarak kurulamamış olmasıdır. Çünkü hiçbir ilişki kendiliğinden iyiye gitmez. Evlilik, bakım isteyen bir sistemdir ve ihmal edildiğinde zayıflar.”

Sosyal Ağlarda Paylaş
Ege Ambulans
Has Ajans Sağlık Gazetem 0(232) 464 75 73 info@saglikgazetem.com