Ege Ambulans
Göz Kapağı Estetiğiyle Daha Genç ve Dinç Bakışlar28/07/2026

Göz kapağı estetiği (blefaroplasti), göz kapaklarının cerrahi olarak düzeltilmesini amaçlayan bir operasyondur. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tülin Kaçmaz, bu işlemin hem estetik hem de fonksiyonel nedenlerle yapılabileceğini belirterek, “Ameliyatla kapaklardaki fazla deri veya yağ dokusu çıkarılır ya da yeniden konumlandırılır; kapak çevresindeki kas ve tendonlar desteklenebilir” dedi.

Yorgunluk ve Yaşlanma Göz Kapaklarını Etkiliyor

Dr. Kaçmaz, göz kapağı estetiğinin dünyada en sık uygulanan cerrahi işlemlerden biri olduğunu belirterek, “Zamanla göz kapaklarının altında bulunan yağ dokusu dışarı doğru fıtıklaşabilir. Cilt elastikiyetinin azalması, stres ve yorgunluk bu durumu artırır. Sonuçta göz kapakları daha kabarık ve pörsümüş görünür. Bazı durumlarda göz altındaki torbalanmalar, fazla yağ dokusunun çıkarılması veya yeniden konumlandırılmasıyla düzeltilebilir. Genellikle bu yağ torbalarını tamamen almak yerine, dışarı sarkan dokuyu eski konumuna taşımayı tercih ediyoruz” dedi.

Blefaroplasti ameliyatlarının genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirildiğini belirten Dr. Kaçmaz, “Alt göz kapağında kesi, kirpiklerin hemen altından yapılır ve iyileştiğinde neredeyse görünmez hale gelir. Gerekiyorsa yağ dokusu çıkarılır veya yerine yerleştirilir, fazla deri alınır. Dikişler genellikle 7. günde alınır veya kendiliğinden kaybolur” bilgisini paylaştı.

Görme Alanı Daralırsa Fonksiyonel Cerrahi Gerekebilir

Dr. Kaçmaz, göz kapağı estetiğinin yalnızca kozmetik değil, fonksiyonel nedenlerle de yapılabileceğini vurgulayarak, “Üst göz kapağındaki fazla deri kirpiklerin üzerine düşerek görüş alanını daraltabilir. Bu durumda kişi okurken ya da araç kullanırken zorlanır. Görme alanı etkilendiğinde üst kapak estetiği yapılması gerekebilir” ifadelerini kullandı.

Üst göz kapağı estetiğinin ortalama 60 dakika, alt göz kapağı estetiğinin ise yaklaşık 90 dakika sürdüğünü belirten Dr. Kaçmaz, “Bazı durumlarda bu operasyonlar; alın germe, yüz germe, gözaltı ışık dolgusu, gençlik aşısı veya PRP uygulamalarıyla kombine edilerek daha başarılı sonuçlar alınabiliyor” dedi.

Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastaların, ilgili hekimlerine danışarak ilaçlarını ameliyattan bir hafta önce bırakmaları gerektiğini söyleyen Dr. Kaçmaz, “Operasyon sonrası ödemi azaltmak içinse yüksek yastıkla yatmak ve soğuk uygulama yapmak faydalıdır” önerisinde bulundu.

Cerrahi Sırasında Göz Yapısı Korunmalı

Cerrahinin sadece kozmetik değil, göz sağlığı açısından da anatomik bütünlüğe uygun şekilde yapılması gerektiğini vurgulayan Dr. Kaçmaz, “Uygulanacak cerrahi hem kozmetik hem fonksiyonel düzelme sağlamalı, anatomiye saygılı olmalı. Gerektiğinde kapak yüksekliğinin yeniden ayarlanması (revizyon) için imkân tanımalı. Ayrıca gözyaşı film tabakasının katmanlarını üreten Krause, Wolfring bezleri, Goblet hücreleri ve meibomus bezlerinin bulunduğu dokular korunmalı; gözün saydam kısmına zarar verebilecek dikişlerden kaçınılmalı” diye konuştu.

Sosyal Ağlarda Paylaş
Ege Ambulans
Has Ajans Sağlık Gazetem 0(232) 464 75 73 info@saglikgazetem.com