Ege Ambulans
Göz Tansiyonunuzu Ölçtürdünüz mü?02/04/2026

Her yıl Mart ayının ikinci haftasında ülkemizde ve tüm dünyada “Dünya Glokom Haftası” etkinliklerinin düzenlendiğini söyleyen Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Esin Başer, bu etkinliklerin amacının önlenebilir körlük nedenleri arasında üst sıralarda yer alan glokom (göz tansiyonu) hastalığına dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak olduğunu söyledi.

Sinsi İlerleyen Bir Hastalık

Glokomun çoğunlukla sessiz ve sinsice ilerleyen bir göz hastalığı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Başer, “Hastalık erken dönemlerde genellikle belirtisizdir. Görme kaybı yıllar içinde yavaşça gelişir ve özellikle bir gözde ise kişi uzunca süre hasta olduğunu fark etmeyebilir. Ancak bu süreçte yüksek basınca bağlı görme sinirinde oluşan hasar kalıcı ve geri dönüşsüzdür. İlerleyen evrelerde ise kalıcı körlük ile sonuçlanır. Bu nedenle erken tanı ve uygun tedavi çok önemlidir” dedi.

Kimler Risk Altında?

Yetişkinlerde göz tansiyonu yüksekliğinin özellikle birinci derecede akrabalarında glokom bulunanlarda yaklaşık 4-6 kat daha fazla oranda görüldüğünü belirten Prof. Dr. Başer “Ayrıca gözlük numarası yüksek olanlar (yüksek miyop veya hipermetroplar), gözüne sert darbe almış kişiler, üveit (göz içi iltihabı) geçirenler, uzun süreli kortizonlu ilaçlar kullanmış kişilerde de glokom riski artmaktadır. Göz içinde üretilen göz sıvısının düzenli ve dengeli olarak dışarıya çıkış kanallarından tahliye olduğu bir döngü mevcuttur. Bu döngü bozulduğunda göz içinde basınç artışı ile birlikte göz tansiyonu yükselmesi görülür. Döngüyü bozan çok büyük oranda tahliye yollarında daralma-tıkanma-yaralanma vb. mekanizmalardır. Bu durum çok büyük oranda ilerleyen yaşla (40 yaş üzeri) ortaya çıkar. Ancak seyrek de olsa doğumsal yapısal anomaliler nedeniyle de göz tansiyonu bebeklikten itibaren görülebilir. Bebeklik ve çocuklukta glokom hastalığı ciddi ve hızlı seyirlidir. Bir veya iki gözde irileşme, bulanıklık, ışığa bakamama, yaşarma vb. belirtiler verebilir. Herhangi bir şüphe durumunda hiç vakit kaybetmeden göz hekimine başvurulmalıdır. Erişkinlerde görülen glokom ise çoğunlukta açık açılı türde olup erken dönemde hiçbir belirti göstermez; kişi ancak hastalık ilerleyip görme alanı kayıpları oluştuktan sonra görmesinin azaldığını fark edebilir. Daha az gördüğümüz dar (kapalı) açılı glokom ise bazen şiddetli göz ve baş ağrısıyla (göz tansiyonu krizi) ilk belirtisini verebilir; ancak dar açılı glokomların çoğu da bazen sessiz ve sinsice ilerliyor olabilir” dedi.

 Tedavi Seçenekleri

Günümüzde glokom tedavisinde oldukça etkili yöntemlerin bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Başer, “Göz tansiyonu düşüren damlalar, lazer uygulamaları ve cerrahi tedavilerle hastalığın ilerlemesi büyük ölçüde kontrol altına alınabilmektedir. Ancak burada önemli olan konu erken tanıdır. Glokom hastalığının sessiz ve sinsi ilerleyici olduğu göz önüne alınarak; hiçbir şikayetiniz olmasa dahi düzenli göz muayenesi ve göz tansiyonu ölçümü büyük önem taşımakta. Özellikle de 40 yaş sonrası bireylerin yılda bir kez kapsamlı göz muayenesi olması, göz tansiyonu ölçülmesi ve şüpheli durumlarda görme alanı ve OKT tetkikleri yapılması gereklidir” dedi.

Sosyal Ağlarda Paylaş
Ege Ambulans
Has Ajans Sağlık Gazetem 0(232) 464 75 73 info@saglikgazetem.com