
Özel İzmir Gazi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinan Emre, gözlükten bağımsız bir yaşam sürmek isteyen hastalar için günümüzde iki temel cerrahi seçeneğin öne çıktığını belirterek, doğru hasta seçiminin başarıda belirleyici rol oynadığını vurguladı. Gözlük kullanımından kurtulmak isteyen özellikle 20-35 yaş aralığındaki genç hastalar için lazer cerrahilerinin etkili ve güvenilir yöntemler arasında yer aldığını ifade eden Prof. Dr. Emre, bu tekniklerin çoğunlukla uzak görme bozukluklarının düzeltilmesinde yüksek başarı sağladığını söyledi. İlerleyen yaşla birlikte tablonun değiştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Emre, “50-55 yaşından sonra uzak gözlükle beraber yakın gözlük de ilave olduktan sonra iki gözlükten birden kurtulmak isteyen hastalar içinse akıllı mercekler daha uygun bir seçenek olarak öne çıkıyor” dedi.
Kimler İçin Uygun?
Son yıllarda akıllı merceklere yönelik talebin arttığını dile getiren Prof. Dr. Emre, bu ilginin beraberinde doğru bilgilendirme sorumluluğunu da getirdiğine dikkat çekerek, “Hastanın beklentilerini doğru anlamak ve ameliyat sonrası elde edilebilecek sonuçları açık şekilde anlatmak büyük önem taşıyor” dedi. Akıllı mercek ameliyatlarının, klasik katarakt cerrahisi ile benzer şekilde uygulandığını belirten Prof. Dr. Emre, bu yöntemde göz içine düz ve tek odaklı mercek yerine çok odaklı bir mercek yerleştirildiğini ve böylece hastanın uzak, orta ve yakın mesafelerde daha net görebilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Ancak bu ameliyatın her hasta için uygun olmadığının altını çizerek, gözün tüm dokularının sağlıklı olması ve her iki gözde hareketlerin simetrik şekilde çalışmasının gerektiğini vurguladı. Doğru hasta seçimi yapıldığında akıllı mercek ameliyatlarının oldukça başarılı sonuçlar verdiğini ifade eden Prof. Dr. Emre, pek çok hastada gözlükten bağımsız bir yaşamın mümkün hale geldiğini belirtti. Ancak bu başarının, ameliyat öncesinde yapılan kapsamlı muayene ve hasta-hekim iletişimiyle doğrudan ilişkili olduğunu sözlerine ekledi. Ameliyat öncesi değerlendirme sürecinin kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Emre, özellikle gece araç kullanmak zorunda olan sürücüler gibi ışığa hassasiyeti yüksek olabilecek meslek gruplarında yan etkilerin mutlaka detaylı şekilde anlatılması gerektiğini söyledi. Benzer şekilde çok ince ve detaylı yakın işlerle uğraşan kişilerde, görme kalitesindeki küçük değişimlerin bile ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti. Öte yandan toplumda akıllı merceklerle ilgili bazı yanlış inanışların bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Emre, göz dokularında hasar bulunan ya da görme kaybı yaşayan hastalarda bu merceklerin her zaman çözüm olmayabileceğini vurgulayarak, “Bu ameliyatın başarılı olabilmesi için gözün genel yapısının sağlıklı olması gerekiyor. Aksi halde beklenen fayda sağlanamayabilir, hatta görme kalitesi daha da düşebilir. Bu yüzden yanlış beklentilerin önüne geçilmesi adına hastaların detaylı şekilde bilgilendirilmesi gerekiyor” dedi.