Ege Ambulans
“Hayır” Demeyi Unutan Nesil: Sınırsız Çocuklardan Savunmasız Yetişkinlere02/04/2026

Pedagog Emre Güzel, günümüz ebeveynlerinin yaşadığı ortak sorunlardan birinin çocuklarına “hayır” diyememeleri olduğunu söyledi. Güzel,  “Tablette ‘beğen’ butonuna basarak istediği içeriğe anında ulaşan çocuk, gerçek hayatta gecikmeye tahammül edemiyor. Ekran çağında ‘hayır’ bir reddedilme hissi yaratıyor ve buna katlanmak çocuklar için oldukça zor oluyor. Parkta düşmesin diye çocuğunun peşinden koşan, arkadaş kavgasında hemen müdahale eden ebeveynler aslında çocuğa ‘Sen savunmasızsın, ben hallederim’ mesajı veriyor. Bunun sonucunda çocuğun kendi psikolojik savunma mekanizmaları gelişemiyor. Marketlerde yere yatıp ağlayan bir çocuk karşısında çevreden gelen bakışlar ebeveynlere ‘kötü anne-baba’ damgası vurabiliyor. Dışlanma korkusu ise ‘sınır koymak eşittir zalimliktir’ gibi yanlış bir algının oluşmasına yol açıyor” dedi.

Sınırlarını bilmeden büyüyen çocukların kibar değil, sınırsız yetiştiğini belirten Güzel, bu durumun ilerleyen yıllarda ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekerek, şunları söyledi: “Bu çocuklar ergenlikte akademik olarak çok başarılı olsalar bile arkadaş grupları tarafından kolayca sömürülebilen, akran zorbalığına boyun eğen ve kendi ihtiyaçlarını savunamayan bireylere dönüşebiliyor. İş ve ilişki hayatında kendi ‘evet’ ve ‘hayır’larının farkında olmayan birçok yetişkinin ortak noktası ise onlara kıyamayan, her imkânı sunan sevgi dolu ailelerde büyümüş olmalarıdır. Ailelerin en büyük yanılgısı ‘Sınır koyarsam çocuğumla bağım kopar, sevgisiz görünürüm’ korkusudur. Oysa tam aksine, çocukluk çağında sağlıklı sınırlarla büyüyen çocuklar yetişkinlikte çok daha güvenli bağlar kurar. Sınır, çocuğun güvenlik çitidir; ‘Buraya kadar güvendesin, ötesi yok’ demektir. Sınırlar kaygıyı artırmaz, tam tersine azaltır.”

Oyun Terapisi Fark Yaratıyor

Güzel, ebeveynlerin kendilerini çaresiz ve tıkanmış hissettikleri durumlarda oyun terapisinin önemli bir destek sağlayabileceğini vurgulayarak,  “Yetişkinler kelimelerle, çocuklar ise oyunla iletişim kurar. Oyun terapisi odalarında çocuk; kum tepsisinde sınır çizmeyi, bir kukla aracılığıyla ‘Hayır, bu benim’ demeyi, oyunun doğal akışı içinde hayal kırıklığıyla başa çıkmayı ve sıra beklemeyi öğrenir. Oyun terapisi, çocuğa sınırların güvenli dilini doğal yollarla öğretirken ebeveyne de suçluluk hissetmeden kaybettiği otoriteyi şefkatle yeniden kurma konusunda rehberlik eder.” Pedagog Emre Güzel,  ‘hayır’ı geri kazanmak adına ebeveynlere şu önerilerde bulundu: “Çocuğunuza sınır koymadan önce, gün içinde başkalarına ne kadar sınır çizebildiğinizi gözden geçirin. Kendi sınırlarınızı korumak ebeveynliğin ilk şartıdır. Kısa ve net olun: “Hayır, bu sefer olmaz.” Açıklamayı çocuk sakinleştikten sonra yapın. Çocuk ağlayabilir, yere yatabilir ya da “Seni sevmiyorum” diyebilir. Bu bir manipülasyon değil, duygularını düzenleme çabasıdır. Sakin kalın ve koyduğunuz sınırı koruyun. Alternatif sunun: “Bu şekeri şimdi yiyemezsin ama yemeğini bitirdikten sonra kurabiye yiyebilirsin.” Sınır koymak seçenekleri yok etmek değil, yönlendirmektir. Çocuğunuz makul sınırlar içinde size “hayır” dediğinde onu dinleyin. “Şimdi sarılmak istemiyorsun, anlıyorum. Hazır olduğunda buradayım” demek onun bedensel ve ruhsal sınırlarına saygı gösterdiğinizi anlatır. Bizim görevimiz, o “hayır”ları bir duygusal çöküntü olarak değil, hayatın doğal bir parçası olarak karşılayabilmelerini sağlamaktır” dedi.

Sosyal Ağlarda Paylaş
Ege Ambulans
Has Ajans Sağlık Gazetem 0(232) 464 75 73 info@saglikgazetem.com