Ege Ambulans
Kaygının Görünmez Mirası: Kaygılı Ebeveynlerin Kaygılı Çocukları02/04/2026

Ebeveynliğin, doğası gereği yoğun bir koruma içgüdüsü barındırdığını söyleyen Pedagog Emre Güzel, “Çocuğunuzun zarar görmesini istememek, onun için en iyisini dilemek temel hakkınız ve refleksinizdir. Ancak bu koruma içgüdüsü kontrolden çıkıp sürekli bir alarm durumuna dönüştüğünde, niyetiniz ne kadar iyi olursa olsun, çocuklarınıza iyilikten çok zarar verebilirsiniz. Çocuklar sadece onlara söylediklerinizi değil, hissettiklerinizi, beden dilinizi ve dünyayı algılayış biçiminizi de emerler. Eğer bir ebeveyn dünyayı “sürekli tetikte olunması gereken tehlikeli bir yer” olarak algılıyorsa, çocuk da bu algıyı miras alır. Ayna nöronlar sayesinde çocuk, ebeveyninin yüzündeki endişeyi, sesindeki titremeyi veya bedenindeki gerginliği anında kopyalar. Bu döngü genellikle şöyle işler: Ebeveyn olası bir tehlikeyi (örneğin çocuğun parkta tırmanması) felaketleştirir ve çocuğun hata yapmasına veya düşmesine izin vermeden araya girer (“İn oradan, düşeceksin!”). Çocuk bu durumdan şu mesajı alır: ‘Dünya tehlikeli bir yer ve ben tek başıma başa çıkacak kadar güçlü değilim.’ Sonuç olarak, çocuk yeni şeyler denemekten kaçınır, kaygı düzeyi artar ve bu durum ebeveynin kaygısını daha da tetikler” diye konuştu.

Kaygılı Ebeveynliğin Gizli İşaretleri

Çocuğun etrafında sürekli dönmek veya onun karşılaşabileceği tüm engelleri çocuk daha deneyimlemeden ortadan kaldırmak; çocuğun ne giyeceğine, arkadaşlarıyla nasıl iletişim kuracağına kadar her detaya müdahale etmek; “Dikkat et!”, “Koşma, terlersin, hasta olursun!”, “Düşeceksin!” gibi uyarıların günlük iletişimin merkezine yerleştirmek; çocuk üzüldüğünde veya hayal kırıklığı yaşadığında bu duyguyu deneyimlemesine izin vermeden hemen onu “kurtarmaya” çalışmak gibi davranışların kaygılı ebeveynliğin gizli işaretleri olduğunu belirten Pedagog Emre Güzel, bu davranışların fark edilmesinin ebeveynlerin hem kendi kaygılarını yönetmelerine hem de çocuklarının sağlıklı gelişimine katkı sağlayacağını söyledi. “Kaygılı ebeveynlerin çocukları genellikle risk almaktan korkan, hata yapmayı felaket olarak gören ve belirsizliğe tahammül edemeyen bireylere dönüşür” diyen Güzel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kendi başlarına problem çözme fırsatı bulamadıkları için ‘psikolojik dayanıklılık’ kasları gelişmez. Bu çocuklar, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde akademik stres, akran zorbalığı veya sıradan yaşam krizleri karşısında kolayca çöküntü yaşayabilir. Karın ağrısı, mide bulantısı veya uyku problemleri gibi bedensel şikâyetler ise bu çocuklarda kaygının sessiz çığlıklarıdır.”

Kaygı Döngüsünü Kırmak İçin Adımlar

Pedagog Emre Güzel, kaygı döngüsünü kırmak adına ebeveynlere şu önerilerde bulundu: “Çocuğunuzun kaygısını yönetmeden önce kendi kaygınızla yüzleşmelisiniz. Kendi sinir sisteminizi regüle etmeyi öğrenmek atılacak ilk adımdır. “Dikkat et, düşeceksin!” demek çocuğun bedensel farkındalığını artırmaz, sadece onu paniğe sevk eder. Çocuğunuz bir zorlukla karşılaştığında hemen araya girmeyin. Arkadaşıyla kavga ettiğinde veya ödevinde zorlandığında onun yerine çözmeyin. Çocukların düşmeye, dizlerini kanatmaya, hayal kırıklığına uğramaya ve başarısız olmaya ihtiyaçları vardır. Özgüven, “hiç düşmemek” ile değil, “düştükten sonra ayağa kalkabilmek” ile inşa edilir. Ebeveyn olarak göreviniz, onların önüne çıkacak engelleri kaldırmak değil; o engellerle karşılaştıklarında kullanabilecekleri içsel gücü ve cesareti onlara kazandırmaktır” dedi.

Sosyal Ağlarda Paylaş
Ege Ambulans
Has Ajans Sağlık Gazetem 0(232) 464 75 73 info@saglikgazetem.com