
Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Türker Karabuğa, Ramazan ayında beslenme düzeninin değişmesinin, tüp mide ameliyatı geçiren hastalar için ciddi riskler barındırabileceğine dikkat çekerek hayati uyarılarda bulundu.
İlk Bir Yıl Tavsiye Edilmiyor
Obezite cerrahisi sonrası vücudun yeni bir denge kurmaya çalıştığını vurgulayan Dr. Karabuğa, “Ameliyat sonrası dönemde değişen yeme davranışları ve yetersiz beslenme riski nedeniyle hastalarıma ilk 1 yıl oruç tutmalarını önermiyorum. Bu süreçte dehidratasyon, dumping sendromu, vitamin-mineral eksiklikleri ve hipoglisemi gibi ciddi sorunlar ortaya çıkabilir” dedi. Operasyonun üzerinden bir yıl geçtikten sonra ise kişisel sağlık durumunun belirleyici olduğunu ifade eden Dr. Karabuğa, “Hasta ideal kilosuna ulaşmışsa ve oruç tutmasına engel bir ek hastalığı yoksa, doktor kontrolünde oruç tutmasında sakınca yoktur” diye konuştu.
Su Tüketimi Hayati Rol Oynuyor
Ramazan ayında sıvı alımının daha da önem kazandığını belirten Dr. Karabuğa, iftar ile sahur arasında katı–sıvı ayrımına mutlaka uyulması gerektiğini vurguladı. “İftar ve sahur arasında en az 2,5 litre su tüketilmeli. İçilen her 1 litre suya bir şişe maden suyu eklenerek kaybedilen mineraller yerine konulabilir” diyen Dr. Karabuğa, çay ve kahve gibi diüretik içeceklerden uzak durulması gerektiğinin altını çizdi. İftara su ile başlanmasını öneren Op. Dr. Karabuğa, “Su küçük yudumlarla ve yavaş içilmeli. Ana öğünler tek seferde değil, ikiye bölünerek tüketilmeli. Büyük porsiyonlar dumping sendromunu tetikleyebilir ve ani mide bulantısı, çarpıntı, terleme gibi şikâyetlere yol açabilir” uyarısında bulundu.
Beslenme içeriğine de dikkat çeken Karabuğa, Ramazan boyunca protein ve lif ağırlıklı beslenmenin önemine değinerek, “Yumurta, yoğurt, et, balık ve sebze ağırlıklı öğünler tercih edilmeli. Şerbetli tatlılar, beyaz unlu ve basit karbonhidrat içeren gıdalardan özellikle kaçınılmalı” dedi.
Doktor Kontrolü Olmadan Oruç Tutulmamalı
Tüp mide ameliyatı geçiren hastaların Ramazan ayı öncesinde mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğinin altını çizen Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Türker Karabuğa, bu sürecin kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebileceğine dikkat çekti. “Her hastanın ameliyat sonrası iyileşme süreci, kilo kaybı hızı ve beslenme toleransı farklıdır. Ameliyat sonrası düzenli takipler hayati önem taşır.Kan tahlilleriyle vitamin, mineral ve sıvı dengesinin mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Eksikliği bulunan bir hastanın uzun süre aç ve susuz kalması ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Oruç, ancak tıbbi olarak güvenli olduğu saptanan hastalar için düşünülebilir” dedi.