
Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Dr. Türker Karabuğa, tüp mide ameliyatının yalnızca kilo verdiren bir yöntem olmadığını, aynı zamanda metabolik hastalıklar üzerinde de olumlu etkiler sağlayabilen güçlü bir tedavi seçeneği olduğunu söyledi. Ameliyatın etkilerinin sadece uzun vadede değil, erken dönemde de gözlemlenebildiğini ifade eden Dr. Karabuğa, “Bazı hastalarda ameliyat sonrası erken dönemde kan şekeri regülasyonunda belirgin düzelmeler gözlenebilir. Bu durum yalnızca kilo kaybıyla açıklanamaz; bağırsak hormonları ve metabolik mekanizmalardaki değişimlerle de ilişkilidir. Özellikle GLP-1 düzeylerindeki artış ve ghrelin hormonundaki azalma sayesinde iştah kontrolü ve insülin yanıtı olumlu etkilenebilir” dedi.
Tüp mide ameliyatının diyabet tedavisindeki dikkat çekici etkilerinden birinin ilaç kullanımında azalma olduğunu belirten Dr. Karabuğa, “Uygun hastalarda ameliyat sonrası süreçte insülin ya da oral antidiyabetik ilaçlara olan ihtiyaç önemli ölçüde azalabilir. Bazı hastalarda ise diyabet ilaçlarına duyulan ihtiyaç tamamen ortadan kalkabilir. Ayrıca bazı uygun hastalarda tip 2 diyabette remisyon olarak adlandırılan, ilaç ihtiyacının ortadan kalktığı ve kan şekeri değerlerinin normale yaklaştığı bir dönem elde edilebilir. Ancak bu durum; diyabet süresi, pankreas rezervi, insülin direnci ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterebilir” şeklinde konuştu. Diyabet süresinin ameliyat başarısında belirleyici olduğuna dikkat çeken Dr. Karabuğa, “Kısa süreli diyabet öyküsü olan ve pankreas fonksiyonları henüz ciddi şekilde bozulmamış hastalarda diyabet kontrolünde düzelme ve ilaç ihtiyacında azalma oranı çok daha yüksektir. Uzun yıllardır diyabeti olan hastalarda ise hedef genellikle hastalığın tamamen ortadan kaldırılması değil, daha iyi kontrol altına alınmasıdır” dedi. Tüp mide ameliyatının her diyabet hastasına uygulanamayacağını da vurgulayan Dr. Karabuğa, “Bu cerrahi yöntem özellikle obeziteye eşlik eden tip 2 diyabet hastaları için uygundur. Genellikle vücut kitle indeksi 35 kg/m² üzerinde olan ve eşlik eden metabolik hastalıkları bulunan hastalarda değerlendirilir. Diyet, egzersiz ve ilaç tedavisine rağmen yeterli kontrol sağlanamayan uygun hastalarda etkili bir seçenek olabilir. Ancak tüm hastaların ameliyat öncesinde detaylı bir değerlendirmeden geçirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Yaşam Tarzı Değişikliği Şart
Ameliyat sonrası sürecin en az operasyon kadar önemli olduğunu belirten Dr. Karabuğa, “Cerrahi tek başına yeterli değildir. Hastaların sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanması, düzenli fiziksel aktivite yapması ve kontrollerini aksatmaması gerekir. Aksi halde hem geri kilo alımı hem de diyabet kontrolünde yeniden bozulma görülebilir” diye konuştu.