Ege Ambulans
Yorgunluğunuzun Sebebi Hayat Temposu Değil, Anemi Olabilir26/01/2026

Hematoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Demet Çekdemir, günlük yaşamda sıkça göz ardı edilen yorgunluk ve halsizlik şikâyetlerinin, sanıldığı gibi yalnızca yoğun hayat temposundan kaynaklanmayabileceğine dikkat çekti. “Vücut bazen sessizce sinyaller verir. Sürekli yorgunluk, aslında ‘oksijene ihtiyacım var’ demenin bir yolu olabilir” diyen Doç. Dr. Çekdemir, bu belirtilerin anemiye işaret edebileceğini vurguladı.

Aneminin halk arasında çoğunlukla yalnızca demir eksikliğiyle ilişkilendirildiğini belirten Doç. Dr. Çekdemir, bu yaklaşımın eksik ve yanıltıcı olduğunu vurgulayarak, B12 vitamini ve folik asit yetersizliğinin yanı sıra bazı kronik hastalıkların da kansızlığa yol açabildiğini, anemiyi tek bir nedene bağlamanın yanlış tanı ve gecikmiş tedavi riskini artırdığını söyledi. Aneminin en sık adet gören kadınlarda görülmekle birlikte bebek ve çocuklarda, hematolojik ya da onkolojik kanser tedavisi gören hastalarda ve diyabet, hipertansiyon, böbrek yetmezliği gibi kronik hastalığı olanlarda da yaygın olarak teşhis edildiğini ifade eden Doç. Dr. Çekdemir, demir, B12 ve folat eksikliğinin en sık nedenler arasında yer aldığını; kırmızı etten yoksun beslenme, fizyolojik kan kayıpları, çoklu ilaç kullanımı, bazı genetik hastalıklar ile özellikle kolon kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerinin de anemiye neden olabildiğini belirtti. Ayrıca yaşla birlikte görülme sıklığı artan ve tedavi edilebilen Myelodisplastik Sendrom’un geç kalındığında akut lösemiye dönüşebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Çekdemir, ileri yaşta sık görülen sindirim sistemi kanserlerinin ilk tanısının çoğu zaman sinsi seyreden bir anemi ile konulduğunu kaydetti.

Yıllarca Sessizce İlerleyebiliyor

Aneminin en tehlikeli yönlerinden birinin uzun süre belirgin şikâyet vermeden sessizce ilerleyebilmesi olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Çekdemir, baş dönmesi, halsizlik ve çarpıntı gibi belirtilerin çoğu zaman günlük hayatın koşturmacası içinde önemsenmediğini söyledi. “Oysa bu belirtiler, vücudun yardım çağrısı olabilir” uyarısında bulundu. Sağlığın ihmal edilemeyecek bir değer olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Çekdemir, basit bir kan testiyle aneminin erken dönemde tespit edilebileceğini belirtti. “Sağlıklı bir yaşam tesadüf değildir; doğru zamanda atılan doğru adımların sonucudur” diyen Doç. Dr. Çekdemir, erken tanının yaşam kalitesini belirgin şekilde artırdığını ifade etti.

Doğru Tedavi Nedene Bağlı

Kansızlık tedavisinde en kritik noktanın altta yatan nedenin doğru şekilde tespit edilmesi olduğunu belirten Doç. Dr. Çekdemir, her anemi türünün aynı şekilde tedavi edilemeyeceğinin altını çizdi. Tedavi sürecinin, yapılacak kan tetkikleri ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlandığını söyledi. Demir eksikliğine bağlı anemilerde öncelikle ağızdan demir preparatlarının tercih edildiğini ifade eden Doç. Dr. Çekdemir, bu tedavinin düzenli ve yeterli süreyle uygulanması gerektiğini belirtti. Emilimin yetersiz olduğu ya da hızlı düzelmenin gerektiği durumlarda ise damar yoluyla demir tedavisinin gündeme gelebildiğini aktardı. B12 vitamini ve folik asit eksikliğine bağlı kansızlıklarda, eksik olan vitaminin yerine konmasının temel tedavi yaklaşımı olduğunu belirten Doç. Dr. Çekdemir, B12 eksikliğinde ağızdan ya da enjeksiyon yoluyla tedavi uygulanabildiğini, folik asit eksikliğinde ise genellikle ağızdan tablet tedavisinin yeterli olduğunu söyledi. Tedavi süresinin, eksikliğin şiddetine ve nedenine göre belirlendiğini ifade etti.

Sosyal Ağlarda Paylaş
Ege Ambulans
Has Ajans Sağlık Gazetem 0(232) 464 75 73 info@saglikgazetem.com