
Medikal estetik alanında Paris’te eğitim alan Batı Central Hospital Medikal Estetik Kliniği’nden Dr. Kubilay Bozkurt, lazerle yüz gençleştirme uygulamalarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı.
Dr. Bozkurt, “Aynaya baktığımızda yüzümüzde beliren ince çizgiler, ciltteki matlaşma ve elastikiyet kaybı çoğu zaman, zamanın sessiz izlerini hatırlatır. Günümüz estetik tıbbı ise bu izleri tamamen silmekten ziyade, doğal ve sağlıklı bir gençliği yeniden canlandırmayı amaçlar. İşte bu noktada, son yılların en çok konuşulan uygulamalarından biri olan lazerle yüz gençleştirme öne çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.
Cildin Kendi Gençlik Hafızası
“Lazerle yüz gençleştirme, cildin kendi yenilenme gücünü harekete geçiren bir tedavi yöntemidir” diyen Dr. Bozkurt, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cildin alt katmanlarına kontrollü ısı enerjisi verilerek kolajen üretimi uyarılır. Sonuç ise daha canlı, daha sıkı ve daha pürüzsüz bir cilt görünümüdür. Zamanla cilt, kolajen ve elastin üretimini yavaşlatır. Lazer uygulamaları, cildin bu “gençlik hafızasını” yeniden hatırlatır. İşlem sırasında lazer ışınları cilt yüzeyini korurken alt tabakalarda onarım sürecini başlatır. Böylece ince kırışıklıklar azalır, gözenekler sıkılaşır, cilt tonu eşitlenir. Güneş lekeleri, yaşlılık lekeleri, akne izleri ve cilt tonu düzensizlikleri de lazerle yüz gençleştirmenin hedeflediği başlıca sorunlar arasındadır. Bu nedenle uygulama yalnızca estetik değil, aynı zamanda cilt sağlığını destekleyen bir tedavi olarak da değerlendirilir” dedi.
Lazerle yüz gençleştirmenin önemli avantajlarından birinin yüz ifadesini değiştirmeden yenilenme sağlaması olduğunu söyleyen Dr. Bozkurt, “Donuk, yapay ya da mimiksiz bir görünüm oluşturmaz. Çevrenizdekiler “Bir şey yaptırmış” demekten çok, “Ne kadar dinç görünüyorsun” der. Bu yöntem, özellikle; ince kırışıklıkları olanlar, cildinde leke ve ton eşitsizliği bulunanlar, akne izi problemi yaşayanlar, cerrahi işlem istemeyenler, yoğun iş temposu nedeniyle uzun istirahat süresi ayıramayanlar tarafından sıklıkla tercih edilmektedir” diye konuştu.
Lazerle yüz gençleştirme işlemlerinin genellikle kısa sürdüğünü ve kişinin aynı gün, günlük yaşamına dönebileceğini ifade eden Dr. Bozkurt, “İşlem sonrası hafif kızarıklık veya sıcaklık hissi görülebilir; bu etkiler kısa sürede kendiliğinden geçer. Asıl etki ise haftalar içinde, cilt kendini yeniledikçe ortaya çıkar. Lazerle yüz gençleştirme, zamanı geri almak değil; zamana sağlıklı bir mola vermektir. Amaç daha genç görünmekten çok, daha iyi ve daha sağlıklı hissetmektir. Çünkü güzellik, pürüzsüz bir ciltten önce; canlı, bakımlı ve kendini iyi hisseden bir yüzle başlar” dedi.